GEÇENLERDE gençten biriyle konuştuk, üniversite öğrencisiydi, bir şey sormak istiyordu, sesinde hayret ifadesi vardı, adeta “Nasıl olur bu?” der gibiydi…
“Alpaslan Türkeş’in Nâzım Hikmet’ten şiir okuduğu ve onu övdüğü doğru mu?”
“Evet!” dedik:
“Doğru! Nâzım Hikmet’in şiirini okuduğu da doğru, övdüğü de doğru!”
***
HAKAN Akpınar, Türkeş ve MHP için yaptığı araştırmada bu olayı anlatırken Türkeş’in, Nâzım Hikmet’in Kurtuluş Savaşı [...]
Sevmediğim Cumhuriyet ve rejim düşmanı Cumhuriyet gazetesi 1951 yılında okuyucularının Nazım Hikmet’e doya doya tükürmesi için bakın ne yapmış
Sağda solda bir elinde das kapital bir elinde nutuk olan insanlar bu olayı ülkücüler ve Türkçüler yaptığını söylüyor ama bakın kim yapmış
Bahtiyar Vahapzade ve Nazım Hikmet Donkişotları
Bahtiyar Vahapzade’nin vefatı üzerinden 21 gün geçmesine rağmen, basınımızdaki aldırmazlık devam ediyor. Hatta, vefatı bile doğru-dürüst duyurulmadı. Neden?
Bahtiyar Vahapzade, sadece Azerbaycan Türklüğünün değil, bütün dünya Türklüğünün önemli şairlerinden biriydi. Sadece şair değil, aynı zamanda bir araştırmacı yazardı da, bir ilim adamıydı da, bir siyasetçiydi de.
H. de Balzac diyor ki: [...]
Bu bölümde Yavuz Bülent Hocamızın ateist yazar Nazım Hikmet hakkında yazmış olduğu hakikatleri bulacaksınız.
Yavuz Bülent Bakiler – 28 Haziran 2005 Salı, H.O. Tercüman
NÂZIM Hikmet, kırk kadınla düşüp kalktı. Çok yakın arkadaşlarından Zekeriya Sertel, ondan bahsederken: “Elbet hayatına birçok kadın karıştı” diyordu. Bu kadınlardan sadece üçüyle nikâhlı yaşadı. Türkiye’deki son eşiyle, dayısının kızı, tek çocuğunun anası [...]
Her şehre bir Nâzım Hikmet heykeli
Hükümetimiz, Nâzım Hikmet’in itibarını iade etti. Bundan böyle o da, T.C. vatandaşı sayılacak. Kararnamenin imzaya açılmasıyla birlikte Türkiyeli komünistler, burun deliklerini havaya kaldırarak homurdandılar:
-”Nazım Hikmet, hep itibarlı yaşadı. Onun yeniden itibara ihtiyacı yoktur. Bakanlar kurulunun kararından sonra, Türkiye itibar kazanacaktır!” dediler.
Breh! Breh! Breh! Nâzım Hikmet ve itibar! Kuzey kutbuyla, [...]
GEÇEN cumartesi, Ceviz Kabuğu programında Nazım Hikmet’i tartıştık. Hulki Cevizoğlu, Mehmet Gül’ün yeni çıkmış olan Nazım Memleket mi isimli kitabı dolayısiyle hazırladığı TV programına beni de davet etti. Dört saat devam eden programın diğer davetlileri: Mehmet Gül, Ataol Behramoğlu ve Emin Karaca idi. Orada söylediklerimi ve söylemeye fırsat bulamadığımı burada yazmak istiyorum:
Türkiye’de malum çevreler, Nazım [...]
NÂZIM Hikmet, kırk kadınla düşüp kalktı. Çok yakın arkadaşlarından Zekeriya Sertel, ondan bahsederken: “Elbet hayatına birçok kadın karıştı” diyordu. Bu kadınlardan sadece üçüyle nikâhlı yaşadı. Türkiye’deki son eşiyle, dayısının kızı, tek çocuğunun anası Münevver Hanım ile resmi nikâhları yoktu. Münevver Hanım, Memet’e hamileyken, Nâzım hapisteydi. Onu tam on yıl, büyük sıkıntılarla, çilelerle bekledi. Önce, lüzumsuz [...]
Türklüğe ait hiçbir özelliği taşımayan Nazım Hikmet bugünlerde 30′a yakın kadınla birlikte olduğu biliniyor.
Yavuz Bülent Bakiler ile Ahmet Hakan Coşkun Nazım Hikmet’in karısını paylaştığı hakkındaki zıt yorumları buyrun…
İSTANBUL – – Bakanlar Kurulu’nun şair Nazım Hikmet’e Türk vatandaşlığını iade etmesinin ardından yeni bir tartışma başladı. Karara tepki gösteren Türkiye gazetesi yazarı Yavuz Bülent Bakiler, belgeleriyle ünlü [...]
Okul Çıkışı İzmir Bornova da bulunan Zekerya Doğan Kültür Evine gitmiştim.Kültür Evinin kitaplığını karıştırırken siyah eskice bir kitap geçti elime 1978 Nisan ayı basımı bir kitap
ismi
Nazım Hikmet
Vatan Haini mi ?
Vatan Şairi mi ?
hemen okumaya başladım.162 sayfalık kitabı bir solukta okudum.Daha sonra kitabın yazarını araştırdım
ÜLKÜCÜ ŞEHİT,GAZETECİ VE YAZAR İLHAN EGEMEN DARENDELİOĞLU’ydu yazarı.
Nazım’ı [...]
Nasıl adamdır Nazım Hikmet?
Kime derler sanatçı?
Hele şu mahut basının yaptığı (!) demagoji! Nedir o?
1921 yılında Rusya’ya giderek, hak ve hürriyetin ölüsü üzerine kızıl diktatörlüğün oturtulma usül ve taktiklerini öğrendikten sonra Türkiye’ye gelen Nazım Hikmet, “sanat sanat içindir” anlayışından yoksun şiir ve piyesleriyle yerli komünistler için bir nirengi noktası.
Kanun dışı bir aldanmış ve aldatılmış serseriler idealini, [...]
Propaganda olmayan şiirleri ise bir sayıklamadan başka şeyler değildi.
Şiir diye yazdıklarından bir örnek verirsek ümit ederiz ki bu söylediklerimize sizlerde tereddütsüz katılacaksınız
Bana bak
Hey !
Avanak
Elinden o zırıltıyı bıraksana
Sana
Üç telinde üç sıska bülbül öten
Üç telli saz
Yaramaz
Hey
Hey
Üç telli sazın
Üç telinde öten sıska bülbül
Öldü acından
Onu attım köşeye
(Orkestra, başlıklı şiirinden)
Trrruum
Trrruum
Trrruum
Trak tiki tak
Makinalaşmak
İstiyorum
Beynimden, etimden, iskeletimden
Geliyor bu
Her [...]
Nazım Hikmet artık hayal ettiği ülke için yanıp tutuşmaktadır.1921 yılının Eylül ayında yani 19 yaşında iken ,İstanbul’dan Batum’a Rus mültecisi götürmekte olan bir gemi ile gizlice Batum’a oradan da önce Tiflis’e sonra Moskova’ya gidiyor.
19 yaşında bir gencin bir yabancı ülkeye kaçma kararını verebilmesi aslında çok zor bir iştir.Demek ki Nazım [...]
İstiklal Mahkemesinin komünist sanıklar hakkındaki kararından da anlaşılıyor ki;
Şefik Hüsnü,Hasan Ali ,Nazım Hikmet ve Ali Cevdet’in Türkiyedeki arkadaşları Komünizm propagandası yapmak suçu ile Ankara İstiklal Mahkemesinde ağır cezalara çarptırılırken daha önceden kaçmış olan bu dört komünist ise Moskova’nın direktifi ile,Moskova’da TKP’nin HARİCİ BÜROSU’nu krmuşlar,Türkiye aleyhine faaliyetlerine devam ediyorlardı.
Nazım Hikmet Türkiye’de bazı gazeteler tarafından vatan şairi ilan edildiği tarihlerde Nazım Yunanistanda kurşuna dizilen komünistler için göz yaşı döküyor.Kızıl Çin’deki askerler için şiirler mersiyeler düzüyordu.Ve:
O günlerde Yunanistanda komünistler kurşuna dizilirken ,Doğuda Kızıl Çin askerlerini tahayyül ederken Nazım dile geliyor:
Yarısı buradaysa kalbimin doktor
Yarısı Çindedir
Sarı nehre doğru akan
Ordunun içindedir
Ve [...]
Nazım Hikmet 12 Ağustos 1925 tarihinde İstiklal Mahkemesi huzurunda komünizm propagandası yapmak suçu ile 15 yıl ağır hapse mahkum olmuştu.
İkince defa ,1938 yılında Harp Okulu talebeleri arasında yine komünizm propagandası yapmaktan tekrar 15 yıl ağır hapse;
Üçünce defa ise,yine aynı yıl [...]
Nazım Hikmet’ e ‘ en büyük vatan şairi’ diyen sözde sosyalist bir fıkra yazarı, komunistlere mahsus bir şaşırtmaca ile sağ duyumuzu çelmek isteyerek bize bunu kabul ettirmeye çalışıyor.
Vatan Şairi ne demektir? En basit manası ile Türk vatanını en çok seven şair demektir. Vicdanında her zaman ‘ne mutlu Türk’üm diyene’ sözünü duyan insandır. Bu milletin [...]
nâzım hikmet!
nafile çabalıyorsun.
sana kızmıyorum. kızmıyacağım.
hiç bir operatör, ameliyat masasından kendisini yumruklıyan kanserliye, hiç bir gardiyan, parmaklığı içinden kendisine deli diye bağıran çılgına, hiç bir hâkim darağacı önünde küfürler savuran mahkûma kızamaz.
ben kendimi, ne kanser operatörü, ne deli gardiyanı, ne de ağır ceza hâkimi şeklinde görmüyorum. fakat görüyorum ki her hareketim, seninle hiç de alâkadar olmadığı [...]
Nazım Hikmetof Köleliği Seçti
1917’de kokmuş ve çürümüş olan Rusya’da Bolşevik ihtilalini ateşleyen Lenin ve arkadaşları bütün dünyaya hakim olmak davasındaydılar.İspanyadan Çin ve Japonya’ya kadar bütün memleketlerde hayal peşinde koşan ve çoğu genç olan bir çok kimseleri Moskova’da topladılar İhtilal Üniversitesinde onlara kendi milletlerini Kızıl Rusya’nın boyunduruğu altına sokmak için neler yapacaklarını öğrettiler,sonra hepsini geldikleri yerlere [...]
Komünist Donkişotu Proleter – Burjuva Gospodin Nazım Hikmetof Yoldaşa
Don Kişotu herkes bilir; kahramanlık martavallarıyla dolu kitapları okuya okuya zayıf sinirleri büsbütün sarsılan ve aklını oynatan bu kahraman taslağı, cihana güya adalet götürmek için sıska bir ata biner ve paslanmış bir mızrakla yola çıkar. Bozuk kafasında yalnız düşman orduları ve devler olduğu için koyun sürülerini asker, [...]
Nazım Hikmet’in mezarının Türkiye’ye getirilmesine karşı çıkan oğlu Memet Nazım, bunun sebebini şöyle açıklıyor: “Babam, Ruble karşılığında şiir yazan bir adamdı. Hasta annemi ve henüz 3 yaşında olan beni terkedip başka kadınlara gitmiş bir adam için kılımı kıpırdatmam.”
Nazım Hikmet ve oğlu Mehmet Nazım’ın annesi Münevver
Moskova’daki Novodeviçye Manastırı’nda yatan Nazım Hikmet’in mezarının Türkiye’ye getirilmesi konusunda yıllardır [...]
Aşırı Solcu ve Komünistler
Mehmet Ali Aybar,Zekeriya Sertel,Sabiha Sertel,Adnan Cemgil,Behice Boran,Ahmet Cevat Emre,Ulvi Uraz ,Sadun Aren,Niyazi Ağırnaslı,Bedri Rahmi Eyüboğlu,Melih Cevdet Anday,Cevdet Kudret Solok,Müzehher Va-nu,Vala Nurettin ,Güzin Dino
Mebuslar:M.Faik Fenik,Hamit Çevket İnce,Halide Edip Adıvar,Falih Rıfkı Atay(eski),A.Adnan Adıvar(eski)
Profesörler ,Doçentler: Bülent Nuri Esen,İrdan Şahinbaş,Mehmet Karasan,İsmail Hakkı karafah,Vasfi Rasid Sevig,Hikmet Ertaylan,Mazhar Osman,Ahmet Hamdi Tanpınar,Besim Darkot,Vehbir Eralp,Sddık Sami Onar,Mukbil Gökdoğan
Yazar ve Gazeteciler: [...]
15 Mart 1950 tarihli LE FRONT DES BARBELES adlı Fransa’nın bir diğer komünist gazetesi ise aynen şunları yazıyordu:
‘’ Bursa hapishanesinde on seneden beri zincirlenmiş olarak zulüm görmekte olan ve Kemalist kapitalistlere karşı ,ploreter hakları müdafaa ettiği için haksız yere hiç muhakeme edilmeden zindana konulan Nazım Hikmet yakında hürriyetine kavuşacak [...]
Kız talebeler ciplere erkek talebeler de otobüslere bindirilirken halk bunlara hücum etmiş otobüslerin camları parçalanmış içindekileri ise tükrük yağmuruna tutmuştu.Halk tarafından otobüslerin önü kesilmek istenmiş,halk
Vatan Hainleri
Kahrolsun komünistler
Moskova uşakları diye bağırmaya başlamış kızların ise:
Katerinalar,diye yüzlerine tükürülmüştü.Kızıl uşakların Çiçek Palas salonundaki otobüslere bindirilişlerini binlerce Üstanbul’lu lanetle seyretmiş,o sırada geniş Laleli caddesi tramvay [...]
İçerisi tamamen dolmuş hatta ayakta kalanlar bile olmuştu ki Yüksek Tahsil Gençlik Derneğinin müessis ve idarecilerinden Berktay mikrofona geldi.12 yıldan beri boş yere zindanlarda çürütülmek istenilen büyük ! şairleri Nazım Hikmet’in affı kampanyasına katılmak için böyle bir toplantıyı tertip ettiklerini söyledi ve Türkiye’de koyu bir istibdatın hüküm sürdüğünü ağızlara ve vicdanlara kilit vurulduğunu dünyanın [...]
Nazım Hikmet kampanyasının hangi şartlar altında açıldığını ve bu fırsatı Ahmet Emin’le birlikte yerli komünistlerin nasıl ele geçirdiğini anlamak için yurdumuzun dahili siyasi durumunu kısaca izah etmek faydalı olacaktır.Zira yaşı 40’a bile gelmiş olan genç okuyucularımız o günleri ahvalini hiç hatırlamayacaklardır.
1950 de Türkiyemizde ilk defa [...]
• 1925 Ankara İstiklal Mahkemesi Davası
• 1927-1928 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
• 1928 Rize Ağır Ceza Mahkemesi Davası
• 1928 Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Davası
• 1931 İstanbul İkinci Asliye Ceza Mahkemesi Davası
• 1933 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
• 1933 İstanbul Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi Davası
• 1933-1934 Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Davası
• 1936-1937 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası
• 1938 Harp Okulu Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası
• 1938 Donanma Komutanlığı [...]
Hatırlarda olduğu üzere uzun yıllar Şehir Tiyatrolarının başında bulunmuş olan Ertuğrul Muhsin bu müesseseyi çiftlik gibi idare etmiş, onun içindir ki, çok hassas olması lazım gelen bir müessese de bilakis sol ve komunizm propagandası yapan eserler rahatlıkla sahneye aktarılmıştır.
Şehit Tiyatroları sahnelerinde Nazım Hikmet’ in eserlerini de oynatan Ertuğrul Muhsin, Nazım Hikmet’ i Moskova’ da tanımış, [...]
Adı geçen kitabın önsözünde,Nazım’ın Moskova’daki hamisi ve hocası aynı zamanda Moskova Yazarlar Cemiyeti İdare Heyeti Üyesi olan Ekber Babayev de şunları söylemektedir:
‘’Mayakovskilere,Bağrıtskilere Svetloflara kuvvetli şiir yazdıran ihtilal ,Nazım’a da heyecanlı şiirleri yazdırmıştır.O zamanın Sovyet şairlerinin bulduğu şekillerden faydalanmamıştır.
Nazım ,yazdığı şiirlerin mısralarını bilindiği gibi alışılmış şekillerde [...]
İstanbul siyasi polisi yazar Aziz Nesin’i Türkiye Gizli Komünist Partisi ile Moskova arasında kuryelik yapmak suçu ile adliyeye verdi
Aziz Nesin bir yıldan beri Demir Perde gerisi ülkelerinde yapılan bütün YAZAR KONGRELERİ ne katılıyordu.
Son olarak 24 Mayın 1967 de Moskova’daki Yazarlar [...]
Nazım kendisine yapılan bu karşılama merasiminden duyduğu sonsuz memnuniyeti ifade ettikten sonra hava alanında karşılayıcılar arasında bulunan kızıl TASS ajansına( TASS ajansı Sovyetlerin yegane resmi haber ajansıdır) verdiği beyanatta aynen şunları söylemiştir:
– O kadar bahtiyarım ki! Ben bütün hayatımız idealimi aşkımı bu muazzam şehre borçluyum.Ben Sovyetler [...]
Nazım’ın hamiliğini yapanlar onun Moskova’dan azgın bir komünist olarak yurda döndüğünü bilmiyorlar mı idi.Trabzon’da namuslu ve vatansever Trabzonlular tarafından denize atılmak suretiyle öldürülen ilk Türk Komünist Partisi Lideri Mustafa Suphi ve arkadaşları için kaleme aldığı,Mustafa Kemal’i protesto eden şiirini okumamışlar mı idi.
Elbette biliyorlardı.
Nazım’ın 28 Kanunsani başlıklı şiiri dikkatle okunduğu zaman [...]
1938’de yer altı faaliyetlerine devam etmekte olan Türkiye Gizli Komünist Partisi mensupları bir tarafta Harp Okulu talebelerine el atarken bir taraftan da Deniz Kuvvetlerimize mensup subayları kirli emellerine alet etmek istemişlerdi
Hikmet Kıvılcımlı ,Hamdi Alev, gibi eski komünistleri de bu işle vazifelendirmişlerdi…
Başta Türk donanmasının gözbebeği olan YAVUZ ZIRHLISI ve ERKİN [...]
Nazım’ ın KAFATASI, BİR ÖLÜ EVİ ve UNUTULAN ADAM isimli oldukça basit piyesleri Şehir Tiyatrosu’ nun (Darulbedayi) sahnesinde aylarca oynanmış Nazım’ a hem para hem şöhret temin etmişti. Üstelik Nazım’ ın şöhreti Atatürk’ e kadar ulaşmıştı.
Atatürk de, Nazım adına yapılan bu geniş reklam ve propagandaya pek itimat etmediği için:
- “Şunun bir şiirini kendi ağzından plağa [...]
Yurt,millet ve rejim düşmanları uzun yıllar aralarına girdiği istismarına çalıştığı işçiyi fakir köylüyü yarı münevveri komünist yapmak için uğraşmış fakat asla muvaffak olamamıştı.
Bu kere de Türk Ordusunun kalbi Mehmetçiği yurt ve müdaafasında eğitecek hazırlayacak olan Türk Subayı’nın anayuvası olan Harp Okulunu zorlamak oraya sızmak imkanlarını [...]
(*) Nazım’ın Rusyadaki Bizim Radyo bültenlerinde sık sık okunan Seni düşünüyorum başlıklı şiiri Yeni Çağ dergisinde TKP başlığı ile yayınlanmıştır.
Yeni Çağ dergisindeki şiirin takdim yazısı ise şöyle idi:
Nazım Hikmet ölümsüzdür,o halkımızın savaşında yaşamında ,Ona böylesi bir boyut veren TKP’dir Nazım:Önce komünistim sonra şairim,derdi.Bu bir övünme abartı değildi.Ömrünün 40 yılını bilinçli [...]
Daha önce de hatırlattığımız gibi Nazım Hikmet Moskova’ya kaçarken karısı Münevver Ran ileBursa cezaevinde peydahladığı oğlu MEHMET Ran’ı birlikte götürememiş onları İstanbul’da bırakmıştı.
Cezaevinde de nasıl çocuk yapılırmış demeyin.Nazım’a o devirde tasavvur bile edilemeyecek izinler vermilmişti.
Polonyada buşunan Münevver Ran Nazım’ın koğuşuna serbestçe giriyor saatlerce kalabiliyorduçHatta [...]
Sürekli gazete ve dergilerde MEMET diye telaffuz edilen bu isime birde Nazım’ın oğlu Mehmet’ten dinliyelim :
-Bıktım Nazım oğlu Memet olmaktan Kişiliğimi kazanmak istiyorum artık.Memet değil.Bu yüzden kullanmıyorum babamın soaydını.Kullanmayacağım da.Mehmet olacağım tek başına.Herşeye inancımı yitirmek üzereyim zaten.Hiç bir şeye inanmamaya başladım.Anarşist…Yok anarşist filan da değilim.İnanmıyorum öyle şeylere.Sizin anarşist diye vasıflandırdığınız şimdikiler kimler ki…Analarına babalarına zengin [...]
4 Mart 1925 tarihinde çıkarılan TAKRİRİ SÜKUN KANUNU ile bütün komünist gazete ve dergiler kapatılmış,daha önce kurulmuş solcu ve Marksist partilerin faaliyetlerine son verilmişti.Uzun bir sessizlikten sonra 1932 yılının Ocak ayında eski komünistlerden Şevket Süreyya,Vedat Nedim Tör ve arkadaşları KADRO adıyla bir dergi çıkartmaya başlamışlardı.
Kadro’cular [...]
Nazım,Moskova’da kendisine hocalık yapmış olan Ekber Babayev’in ve Sofya’da Türkçe olarak basılan ‘’Nazım Hikmet’’ isimli kitapta,kaçışını şöyle anlatmaktadır:
Anadoluya işgal altındaki İstanbul’dan geçişimde ve bilhassa Bolu’ya gelip halkla,hele köylü ile yakından temasımda Sovyet Rusya’da olup bitenleri kulaktan duyup Marks’ın Lenin’in isimlerini işittiğimde şiirde yeni şeylerin şimdiye [...]
Nâzım Hikmet üzerine birkaç yazı yazdım. Türkiyeli komünistler ve Nâzımperestler, âdeta kudurdular. Çünkü putlarına dokundum. İlkel insanlar, putlarına dokunulmasına katiyyen tahammül edemezler. Köpüren ağızlarla sövmeye başlarlar.
Kütüphanemde üçyüzseksenbeş şiir kitabı var. Nâzım’ın bütün şiir kitapları onların arasında. Ayrıca onun: Kan Konuşmaz ve Yaşamak Güzel Şeydir Kardeşim romanlarını da gözden geçirdim. 1980 yılından itibaren, yeni Türk Cumhuriyetlerine [...]
Memlekette içtimai nizamı ihlal maksat ve gayesiyle propagandada bulunmakla maznun ,Yoldaş gazetesinin sahibi İbrahim Hilmi,
Amele Teali Cemiyeti azasından ŞEVKİ,
Abdi Recep
Elektrikçi Nuri
Aydınlık gazetesi sahibi Sadrettin Celal
Muharrirlerinden Şevket Süreyya
Nizamettin Nazif
Eczacı Vasıf
Sanayi-i Nefiseden Sami
Doktor Mülazım Mümtaz
Tıp Talebesi Hüseyin Hikmet
Nuri Haydar
Fahrettin
Mustafa
Ahmet
Şükrü
Şakir
Mes’ud Saidr
Ali Rasim
Mehmet Sabit
Burhanettin
Süleyman Neşati
Haydar İsmail
Mansur Gabrenski
Selahattin
İsmail Hakkı ile hal-i firarda olan Doktor Şefik Hüsnü,Tıp talebesinden Hasan Ali ,Nazım [...]
4 Mart 1925 tarihinde çıkarılan TAKRİRİ SÜKUN KANUNU ile Türkiye’de başta komünizm olmak üzere devlet ve rejim aleyhinde her çeşit yayın ve faaliyete son verilmişti.İşte bu tarihten sonradır ki açık faaliyetler yine devam etmiş ve yer altı faaliyetleri dediğimiz gizli çalışmalar yapılmaya başlanmıştı.
Ne var ki komünist olmanın Moskova’ya hizmet etmemiş Marksist propagandanın MEŞRULUĞU yani serbestliği [...]
9 ve 10 Ağustos 1925 tarihinde aralıksız üç gün devam eden İstiklal Mahkemesinin reisi Ali Çetinkaya sanıklardan ‘Amele Teali Cemiyeti’ üyesinden Şevki efendiye ‘1 Mayıs Beyannamesi’nin kimin tarafından kaleme alındığını sormuş;Şevki efendi de:
-Mayıstan bir hafta evvel risaleyi bana verdiler.Matbaaya getirdim.Tabettirdim.Doktor Bey bana mecmuayı Amele Teali Cemiyeti Katibi Abdi Bey’e göster dedi.Gösterdim.Abdi Bey risalenin kabındaki Bütün [...]
Takrir-i Sükun Kannu ile artık yer altı faaliyetlerine başlamış olan komünistler 1 Mayın 1925 tarihinde Bütün Dünya İşçileri Birleşiniz sloganı adı altında yayınladıkları bir beyanname üzerine kapatılmış komünist partilerin Aydınlık ve Orak-çekiç gazetelerinin mensuplarından tam 38 kişi tevkif edildi.Aralarında kapatılmış olan Türkiye Komünist Gençler Birliği’ne mensup 15 de Tıbbiye talebesi bulunan sanıklar 9 Ağustos 1925 [...]
Dünyanın tanınmış komünistleri aile yönü ile tetkik ederseniz,yüzde doksanının içtimai bir tezat içinde olduğunu görürsünüz.
SWEN bir fabrikatördü.Sosyalist idi.
S.SİMON bir prens idi aynı zamanda sosyalist idi.
MARKS ve ENGELS varlıklı ailelerin çocuklarıydı.Komünist Manifestosunu hazırladılar.
İtalya’da J.PİRELLİ,bütün dünyada 25’in üstünde LASTİK fabrikalarına sahip meşhur milyarder Pirelli’nin oğludur.İtalya Komunist Partisi üyesidir.
PİKASSO ölürken varislerine iki milyon lira karşılığında servet ve emlak [...]
Komünizm her çeşit milli manevi değerlerin karşısında olduğu gibi aile ve ahlakın da düşmanıdır
1917 bolşevik ihtilalinden sonra karı koca arasındaki NİKAH müessesesi aylık yıllık mukaveleler şekline dönüştüğü için Rusyada gayrı meşru doğan çocukların sayısı birdenbire fazlalaşmış bilindiği gibi bu gayrı meşru çocuklar kreşlerde yetiştirilmek suretiyle KIZILORDU’nun nüvesine teşkil etmişlerdi.
Nazım Hikmet de ölümünden önce evlendiği VERA [...]
Nazım Hikmet,1902 yılında Selanik’te doğmuş,1963 yılında Moskova’da ölmüştür.Yani ,onun doğduğu şehir de,öldüğü şehir de Cumhuriyet sınırlarımızın dışındadır.Babası İttihatçılar devrinde Matbuat Umum Müdürlüğü dahasonra Kadıköy’de bulunan Süreyya Sineması yönetmenliği yapmış olan Hikmet Beydir.
Annesi Ressam Celile Hanımdır.
Ressam Celile gençliğinde,Şair Yahya Kemal ile de gönül münasebeti kurmuş, gazete ve kitap sayfalarına geçen dedikodulara vesile olmuştur.
Nazım Hikmet [...]